Antalya

Uyarı 1: Düden Şelalesi‘nde seyyar satıcılar ve geç servis veren bir restoran haricinde yemek yiyebileceğiniz bir yer bulunmadığı için buraya aç gitmemeye çalışın. Ayrıca, Buradan kalkan turistik tekneler tamamen para kaybıdır.

Uyarı 2: Eğer İstanbul’da miniatürk e gitmediyseniz burada bir versiyonu var. Ama bence gitmenize hiç gerek yok.

İlk olarak Düden şelalesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Burası Antalya havalimanına çok yakındır. Havalimanına vardıktan hemen sonra Düden şelalesine giderseniz hiç vakit kaybetmemiş olursunuz. Burada piknik yapabilir; resim çekebilir; manzaranın keyfini sürebilirsiniz.

Uyarı 3: Antalya civarında gidebileceğiniz bazı antik kentler hakkındaki yazılarım aşağıdaki gibidir.

Olimpos hakkındaki yazıma ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz.

 Faselis hakkındaki yazıma ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Myra hakkındaki yazıma ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Patara hakkındaki yazıma ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Sagalassos hakkındaki yazıma ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Merkezde gezebileceğiniz bir eski meydanın olduğu yer var. Roma mimarisine ait 3 kemerli kapılar mevcut (MÖ 130). Ayrıca, yakınlarında tarihi saat kulesi bulunuyor. Etraf küçük güzel bir yürüyüş yapmak için ideal.

Saat Kulesi‘ne çok yakın Yivli minare camiisi bulunuyor: 13. yüzyılda yapılmış 6 Kubbeli ve129 metre yüksekliğinde bu camii kaçırılmayacak kadar ön planda ve hep hatırlanacak kadar farklı. Minarelerin beyazdan değil kiremitsel yapıda olması ve mimarisinin daha belirgin olması çok güzel gözüküyor.

Antalya’da gitmeniz gereken bir müze varsa o da Antalya müzesi‘dir: Burada frigyalılardan ve romalılardan kalma arkeolojik bulgular ve Bizans mozaikleri bulunuyor. Konyaaltı caddesinin bittiği Konyaaltı plajının başladığı yerde bulunuyor. Haftanın her günü sabah 8:30 ile 17:30 arasında açıktır. Konyaltı plajında bir dondurma alıp müzeye kadar yürüyüp müzeyi1-2 saat kadar ziyaret edebilir, çıkışında da güzel bir kahve içebilirsiniz. Heykellerin olduğu salon kesinlikle görülmeye değerdir.

Bu sefer, sahilde iyice merkeze doğru yani (Konyaaltı plajının tersine doğru devam edersiniz ve bu uzun sahil yürüyüşünü aralıksız sürdürürseniz önce Hıdırlık Kulesi’ne ve Karaalioğlu parkı’na varıyorsunuz). Çok eşsiz bir manzara adeta balkondan dışarı bakarmışsınız gibi yapılmış. Bazı roma sütunlarının da olması hala tarihin içinde bulunduğunuzu hissettiriyor.

İyi Seyahatler,